14 Mart 2009 Cumartesi

Yakın Gelecekten Birkaç Öngörü


Bu fikirler dünyayı değiştirebilir;

TIME dergisi 21. yüzyılda dünyayı değiştirebileceği düşünülen olayları yazdı.

1- Ülkeler dünyanın sorunlarını çözmek için işbirliği yapacak. Bunun için 3 hedef var; çevreyi korumak, doğum oranını azaltmak, yoksulluğu bitirmek.

2- Tüketici kendi kendine hizmet edecek. Örneğin, doktora gitmek yerine ekranda ağrıyan yerimizi işaretleyip gerekli tedaviyi öğrenebileceğiz. Garson kullanmak yerine, ekrandan sipariş verebileceğiz.

3- Filmlerde oyuncular yerine konu önem kazanacak. Artık filmlerin başarısını Brad Pitt ve George Clooney gibi ünlü isimler değil, filmin konusu belirleyecek.

4- Eski teröristler topluma kazandırılacak, bunların terörü çözüm için çalışmaları sağlanacak.

5- Küresel ısınmayı için uçuk alternatifler tartışılacak. Dev aynalar kullanarak güneş ışınlarını geri yansıtmak, okyanusları demir bakımından zenginleştirerek daha çok karbondioksit emilimi sağlamak gibi.

6- Hayat yaşlılar için düzenlenecek. Yaşlılar bir yük olarak görülmeyecek, üretim ve ticaret 50 yaş ve üzerindekilere hitap edecek.

7- Doğal kaynakları zengin olan fakir ülkeler zenginleşecek. İstikrarlı para politikaları, serbest ticaret, verimli yatırım sayesinde kaynaklar daha iyi yönetilecek.

8- Kadınlara eğitim ve ekonomik fırsatlar sağlanacak. Yoksul ülkelerde kadınların üretime katılması için mikrokredi uygulaması başlatılacak.

9- Spor dünyayı şekillendirecek. En sıkı takip edilen programlar listesinde spor ve haber programları birinci sıraya oturuyor. Dünyada barışı sağlayabileceğine bile inanılan sporun küreselleşme ve kaynak yaratmada da işe yarayacağı düşünülüyor.

10- Bilim hayatın her alanında hüküm sürecek. Örneğin yemek yapmak gibi basit işler bile bir bilim dalı haline gelecek. Hangi yiyeceğin, hangi ısıda ne kadar pişirilmesi gerektiği gelişen yemek pişirme aletleri teknolojisi ve bilim sayesinde kesin olarak belirlenecek.

12 Mart 2009 Perşembe

Duvarın Ötesinde



On altıncı doğum gününde, babasının Doğu Alman asıllı olduğunu öğrenen İngiliz genci zamanla İngiltere’yle bağlarının zayıfladığını fark eder ve babasını bulmak hayatının amacı olur. Henüz lisedeyken ilk seyahatini gerçekleştirir Doğu Almanya’ya. Daha sonraları tıp öğrenimi sırasında bir kez daha gittiği Leipzig’ten bu kez genç bir kıza âşık olarak döner. Fakat, yaptığı bir hatadan doğan vicdan azabı uzun zaman bırakmaz yakasını. Yıllar sonra duvar yıkılır. İki Almanya birleşir. Bu kez, daha önce aşkını söyleyemediği kızı bulabilmek ve yeni bir yaşama adım atmak için gider Leipzig’e. Sevdiğini belki bulacaktır, bulacaktır ama, eski alışkanlıklar ve politik kalıntılardır bu kez çevresini kuşatan.

Nicholas Shakespeare’in "Duvarın Ötesinde"si, tutkunun, arayışın gerilimle örülü romanı olduğu kadar, Almanya’nın ve Avrupa’nın yakın tarihinin de politik ve sosyal bir karışımı.

Nicholas Shakespeare

1957'de İngiltere, Worcester'de doğdu. Cambridge Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra 1988-1991 yılları arasında gazeteci ve editör olarak, "Daily Telegraph" ve "Sunday Telegraph" gazetelerinde çalıştı. 1989'da yazdığı "The Vision of Elena Silves" adlı romanıyla Somerset Maugham ve Betty Trask ödüllerine sahip oldu. 1995 tarihli "The Dancer Upstairs" ise John Malkovich tarafından filme çekildi ve American Library Association Ödülü'nü (1997) kazandı. Film 22. İstanbul Film Festivali'nde "Üst Kattaki Komşu" adıyla ülkemizde de gösterildi. 1993'te "Granta" dergisi tarafından en iyi 10 İngiliz yazar arasında gösterilen Nicholas Shakespeare'in diğer eserleri "The Men Who Would Be King: A Look at Royalty in Exile" (1984), "Londoners" (1986), "The Vision of Elena Silves" (1989), "The High Flyer" (1993), "Bruce Chatwin" (1999) ve "In Tasmania"dır (2004).

10 Mart 2009 Salı

Mekanım Datça Olsun



En eskisi 1992 tarihini taşıyan şiirleriyle "Mekânım Datça Olsun", Can Yücel’in bir anlatım aracı olarak dili tutkusunu yansıtması bakımından da önemli örnektir. Şiirlerinde sözcük oyunlarıyla dilin resmî, bilindik anlamlarının dışına çıkan şair,

"Mekânım Datça Olsun"da yerel ağız ya da söyleyişlerin de şiirde anlam katını nasıl zenginleştirdiğini gösteriyor.

"Mekânım Datça Olsun"da "Datça’dan Gara Galemler" başlığı altında yer alan bir şiirden:

"Bakkal Hasan’ın orda
Gulak daha önce gelmiş dükkâna
Bana bir guru fasule, dedi
Buz dolabından ossun!
Ben de kuru fasulye buz dolabında
Ne arıyor? Diye sordum.
Biz şaraba guru fasule deriz, dedi."

Can YÜCEL

Yazar ve eski Millî Eğitim bakanlarından Hasan Âli Yücel’in oğlu olarak İstanbul’da doğan Can Yücel, Ankara Atatürk Lisesi’ni bitirdi. Ardından bir süre Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Filoloji Bölümü’nde okuduktan sonra İngiltere’ye gidip Cambridge Üniversitesi’nde öğrenimine devam etti. Askerliğini Kore’de yaptı (1953). Uzun süre Paris ve İngiltere’de yaşadı. Londra’da, spiker olarak BBC Türkçe Yayınlar Servisi’nde çalıştı. Türkiye’ye dönüp Bodrum ve Marmaris’te turist rehberi olarak (1963-1965) çalıştı. İstanbul’a yerleştikten sonra çeviri işleriyle uğraştı. Çevirdiği iki kitaptan dolayı 12 Mart 1971’deki askerî müdahale sonrasında 15 yıla hüküm giydi ve 1974 yılında ilan edilen genel affa kadar, Adana Cezaevi’nde tutuklu kaldı. 1999 genel seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nden İzmir bölgesi milletvekili adayı oldu. Şiirlerinde argo ve "müstehcen" sözlere sık sık yer verdiği gerekçesiyle kovuşturmalara da uğrayan Can Yücel, edebiyatın "edepli bir şey" sanılmasının temel bir yanılgı olduğunu savundu. Öldüğünde dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e hakaretten kesinleşmiş bir yıl iki ay hapis cezası bulunmaktaydı. Bademcik kanseri tedavisi gördüğü İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde öldü. Son yıllarını geçirdiği Datça’ya gömüldü.

9 Mart 2009 Pazartesi

Seçilen En Kötü 100 Film



Sinemaseverlerin seçtiği en kötü 100 film
Dünyanın en çok ziyaret edilen Film Veri Tabanı imdb.com en düşük oy ortalamasına sahip 100 filmi açıkladı.

Listenin ilk sırasında Paris Hilton'un başrolünde oynadığı The Hottie and the Nottie bulunuyor.
Imdb.com ziyaretçilerinin verdiği oylara dikkate alınarak "en düşük oy ortalamasına" sahip 100 filmden oluşan bir liste hazırlandı.

Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu, Büyü, Hababam Sınıfı 3.5, Hababam Sınıfı Askerde, Araf ve Keloğlan Kara Prens'e karşı gibi Türk filmleri de bu listede yer aldı.

İşte o liste:

1. The Hottie and the Nottie (2008)
2. Zombie Nation (2004)
3. Ben & Arthur (2002)
4. Who's Your Caddy? (2007)
5. Surf School (2006)
6. Die Hard Dracula (1998)
7. Dünyayı Aurtaran Adamın Oğlu (2006)
8. Crossover (2006)
9. The Tony Blair Witch Project (2000)
10. Anne B. Real (2003)
11. The Hillz (2004)
12. SuperBabies: Baby Geniuses 2 (2004)
13. From Justin to Kelly (2003)
14. Keloglan Kara Prens'e Karsi (2006)
15. Ghoulies IV (1994)
16. Manos: The Hands of Fate (1966)
17. Glam (2001)
18. Going Overboard (1989)
19. Santa Claus (1959)
20. Büyü (2004)
21. Pledge This! (2006)
22. Daddy Day Camp (2007)
23. Seven Mummies (2006)
24. Bottoms Up (2006)
25. The Invisible Maniac (1990)
26. Snowboard Academy (1996)
27. Car 54, Where Are You? (1994)
28. Santa with Muscles (1996)
29. Glitter (2001)
30. House of the Dead (2003)
31. Hababam Sınıfı 3,5 (2006)
32. Chairman of the Board (1998)
33. Son of the Mask (2005)
34. American Ninja V (1993)
35. Zombie Nightmare (1986)
36. Troll 2 (1990)
37. Leonard Part 6 (1987)
38. Creepshow III (2006)
39. Cool as Ice (1991)
40. Love in Paris (1997)
41. 3 Ninjas: High Noon at Mega Mountain (1998)
42. Ghosts Can't Do It (1990)
43. Simon Sez (1999)
44. Lawnmower Man 2: Beyond Cyberspace (1996)
45. In the Mix (2005)
46. Meatballs 4 (1992)
47. Baby Geniuses (1999)
48. Hababam Sınıfı Askerde (2005)
49. Alone in the Dark (2005)
50. Ape (1976)
51. The Perfect Holiday (2007)
52. Phat Girlz (2006)
53. Ed (1996)
54. Carry on Columbus (1992)
55. Yûgiô: Gekijô-ban (2004)
56. Kazaam (1996)
57. Araf (2006)
58. Nine Lives (2002)
59. Jail Bait (1954)
60. Angels' Brigade (1979)
61. Epic Movie (2007)
62. You Got Served (2004)
63. Turbo: A Power Rangers Movie (1997)
64. Gigli (2003)
65. The Last Sign (2005)
66. American Soldiers (2005)
67. Tale of Two Sisters (1989)
68. It's Pat (1994)
69. First Sunday (2008)
70. The Smokers (2000)
71. Daniel - Der Zauberer (2004)
72. Battlefield Earth: A Saga of the Year 3000 (2000)
73. Dis - en historie om kjærlighet (1995)
74. Bloodlust! (1961)
75. Anus Magillicutty (2003)
76. Hobgoblins (1988)
77. Uchu Kaisoku-sen (1961)
78. Marci X (2003)
79. Five the Hard Way (1969)
80. The Bat People (1974)
81. Howling III (1987)
82. I Accuse My Parents (1944)
83. The Honeymooners (2005)
84. Bolero (1984)
85. Toter hing im Netz, Ein (1960)
86. Levottomat 3 (2004)
87. Howling II: ...Your Sister Is a Werewolf (1985)
88. Police Academy: Mission to Moscow (1994)
89. Track of the Moon Beast (1976)
90. Shark: Rosso nell'oceano (1984)
91. Galaxina (1980)
92. One Missed Call (2008)
93. American Ninja 4: The Annihilation (1990)
94. Lady Killers (2003)
95. Monstrosity (1964)
96. The Astro-Zombies (1968)
97. Shanghai Surprise (1986)
98. Legion of the Dead (2001)
99. Doogal (2006)
100. Laserblast (1978)

7 Mart 2009 Cumartesi

İstanbul Hatıralar Kolonyası



Her kentin bir öyküsü vardır. Ve her kent kendi öyküsüyle büyür, güzelleşir, aranır ve anımsanır. Her birimizin de bir öyküsü vardır kent içinde. Çocukluğumuz, ilk sevda günlerimiz, hüzünlerimiz, kavuşmalarımız ve arayışlarımızla. İstanbul için de öyle. Ama, bir başka İstanbul, bir şiir İstanbul ise, geçmişin fotoğraflarından ve Selim İleri’nin kaleminden "İstanbul Hatıralar Kolonyası".

“Bana öyle geliyor ki, mevsim sonbahar. Ve güneşli bir öğleden sonra. Yıl şimdi 2006. Fotoğraftaki kendime bir yabancıya bakar gibi bakıyorum. Doğup büyüdüğüm İstanbul’a da çoğu kez öyle bakıyorum. Bu yüzden sürüyor İstanbul Kitapları. "İstanbul Hatıralar Kolonyası"nı bu yüzden kaleme getirdim. Geçmiş elli yılın dökümünde, tarihî ve soylu bir kentin bana yansımış, bende hâlâ yaşayan öyküsünü arıyorum” diyen İleri’den başka söze gerek var mı?..

Selim İLERİ

Atatürk Erkek Lisesi’ni bitiren (1968) Selim İleri, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki öğrenimini yarım bıraktı. "Dünya" gazetesinin sanat sayfasını (1979) ve "Argos" dergisini yönetti. Çok sayıda dergi ve gazetede eleştiri ve inceleme yazıları ile öyküleri yayımlandı. On dokuz yaşındayken yayımlanan "Cumartesi Yalnızlığı" adlı ilk öykü kitabında tutturduğu edebî düzeyle dikkatleri üzerine çekti.
Öykülerinde bireyin zengin iç dünyasını yansıtmaya öncelik veren Selim İleri'nin ilk romanlarında bireyler arasındaki iletişimsizlik öne çıktı. Daha sonraları ise bazı siyasal konulara da yer veren yazar, son romanlarında yakın tarihte yaşamış bazı tanınmış kişilerin yaşamlarını ele aldı.

6 Mart 2009 Cuma

Bir Kitap Tanıtımı:Eski İstanbul'da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri



Reşad Ekrem Koçu, bu kitabı yazdığı 1940'lı yıllarda "Yakın geçmişe kadar meyhanelerinin şöhreti bütün Akdeniz ülkelerine yayılmış koca İstanbul'da meyhane kalmadı. İçkili lokantalar var ve içkili aşçı dükkânları var" sözleriyle var olan yemekli-içkili yerleri aşağılar. Meyhaneler yemekten çok, az ve çok çeşitli mezeyle içki ve sohbetin ön planda tutulduğu mekânlardır çünkü. Meyhaneyi meyhane yapan özellikler ortadan kalkınca, müşteri profilinden kadehine, meyhanesinden eğlencesine "içki adabı" da değişti. Koçu, "Eski İstanbul'da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri" kitabında meyhaneyi, tarihsel, kültürel bir olgu olarak ele alır. Bu kitapla çıkılan yolculukta okur, artık çoğunun adı bile kalmayan "Zindan'da, Hançerli'de, Kafesli'de, Gümüş Halkalı'da, Karanfil'de, Kelepçe'de, Büyük Kuleli'de... Yüzlerce isim ve Balıkpazarı'nda, Zindankapısı'nda, Mercan’da, Tavukpazarı’nda, Tahtakale’de, semt semt... 'Gedikli'si, 'Koltuklu'su, yasakları, nizamları, dekoru, eşyası, rintleri, kalenderleri, şairleri, şiirlerle methedilmiş köçek oğlanları, kavgaları, cinayetleri, türlü cilveleriyle İstanbul meyhaneleri"ni bulacaktır.

Reşad Ekrem Koçu,Hayatı

İstanbul - 1905
İstanbul - 1975

Ahmet Bülent Koçu ve Reşad Ekrem imzalarını da kullanan Reşad Ekrem Koçu, gazeteci-yazar bir babayla ev kadını bir annenin oğlu olarak İstanbul’da doğdu. Konya Anadolu İntibah Mektebi'ni (1918), Bursa Erkek Lisesi'ni (1927) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü (1931) bitirdi.
Aynı bölümde, hocası Ahmet Refik Altınay’ın asistanı olarak çalışmaya başladıysa da 1933 yılında yapılan üniversite reformu üzerine bu görevinden ayrıldı. Kuleli Askerî Lisesi ile Pertevniyal ve Vefa liselerinde tarih öğretmenliği yaptı. Hayatının son yıllarında "Tercüman" gazetesinde sohbet ve tarihî fıkralar yazıyordu.
Akıcı üslubu ve Osmanlı tarihine hâkimiyeti sayesinde popüler tarihçiliğin başta gelen ismi olan Reşad Ekrem Koçu, "Son Posta", "Milliyet", "Hafta", "20. Asır", "Amcabey", "Tef", "Akbaba", "Hayat", "Tarih", "Türk Düşünce Mecmuası", "Hergün" gibi gazete ve dergilerde folklor, tarih ve kültür alanlarında çok sayıda yazı, inceleme ve araştırma yayımladı. Sokaktaki ortalama insanı esas alan, herkesin okuyacağı araştırmaların, romanlaştırılmış tarihî olayların yanı sıra bilimsel çalışmalarla da ilgilendi.
Koçu’nun tarih, kültür ve sanat alanındaki derin bilgisinin yansıdığı "İstanbul Ansiklopedisi" yazarın çektiği geçim sıkıntısı yüzünden 11. ciltte, "Gökçınar" maddesinde tamamlanamadan kaldı.


Doğan Kitap tarafından yayımlanan eserleri:
İstanbul Tulumbacıları / Temmuz 2005
Aşık Şair ve Padişahlar / Mart 2005
Tarihimizde Kahramanlar / Ocak 2005
Topkapı Sarayı / Ekim 2004
Yeniçeriler / Ocak 2004 / 2. baskı Aralık 2004
Hatice Sultan ile Ressam Melling, Tefrikalaşmış Hikâyeler / Ağustos 2003
Osmanlı Tarihinin Panoraması / Nisan 2003 / 2. baskı Aralık 2004
Cevahirli Hanımsultan, Binbirdirek Batakhanesi / Şubat 2003 / 2. baskı Aralık 2004
Tarihimizde Garip Vakalar / Ocak 2003 / 4. baskı Aralık 2004
Tarihte İstanbul Esnafı / Eylül 2002 / 2. baskı Ekim 2003
Kızlarağasının Piçi, Tarihten Hikâyeler / Ağustos 2002 / 2. baskı Aralık 2004
Aşk Yolunda İstanbul'da Neler Olmuş / Temmuz 2002 / 2. baskı Ağustos 2002
Eski İstanbul'da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri / Mayıs 2002 / 2. baskı Ekim 2003
Osmanlı Padişahları / Nisan 2002 / 6. baskı Aralık 2004
Fatih Sultan Mehmed / Şubat 2002 / 3. baskı Kasım 2004
Kösem Sultan 2. Cilt / Ocak 2002 / 3. baskı Aralık 2004
Kösem Sultan 1. Cilt / Aralık 2001 / 4. baskı Aralık 2004
Esircibaşı, Lale Devri'nde Bir Aşk Romanı / Temmuz 2001 / 2. baskı Aralık 2004
Patrona Halil / Haziran 2001 / 2. baskı Haziran 2003
Kabakçı Mustafa, Bir Serserinin Romanlaştırılmış Hayatı / Haziran 2001 / 2. baskı Temmuz 2003
Erkek Kızlar / Nisan 2001 / 3. baskı Kasım 2004
Dağ Padişahları / Nisan 2001 / 3. baskı Ekim 2003
Forsa Halil / Nisan 2001 / 2. baskı Ağustos 2003


Diğer eserleri:
1981 / Haydut Aşkları (Tarihî Roman)
1981 / Yangın Var!: Eski İstanbul Tulumbacıları (İnceleme)
1974 / Çocuklar Cumhuriyeti (Jules Verne’den Uyarlama) (Çeviri)
1974 / Darülaceze (1895-1974) (İnceleme)
1973 / Bağdat Kervanı (İnceleme)
1973 / Murat Reis (İnceleme)
1973 / Son Yeniçeri (İnceleme)
1967 / Türk Giyim, Kuşam ve Süslenme Sözlüğü (İnceleme)
1965 / Acı Su (Şiir)
1964 / Türk Zaferleri (İnceleme)
1964 / Yeniçeriler (İnceleme)
1963 / Haşmetli Yosmalar (Tarihî Roman)
1960 / Hatıralar: Geçen Asrı Aydınlatan Kıymetli Vesikalardan Bir Eser (Halil İbrahim Aşçıdede) (M.A. Akbayar ile) (Çevriyazı)
1960 / İçinde Geçen Vakalar, Eski Saray Hayatı ve Teşkilatı ile Beraber Adım Adım, Köşe Köşe Topkapu Sarayı (İnceleme)
1960 / Osmanlı Padişahları: Tarihimizde Büyük Şekavet ve İsyanlar (İnceleme)
1960 / Tarihimizde Kahramanlar (İnceleme)
1955 / Osman Gazi’den Atatürk’e: 600 Yılın Panoraması (İnceleme)
1954 / İlk Kurşun: Millî Hikâyeler (İnceleme)
1953 / İstanbul Cenginde Fatih Sultan Mehmet’in On Fedaisi (İnceleme)
1953 / Sihirli Şamdan (İnceleme)
1953 / Türk İstanbul (İnceleme)
1953 / Türk Tarihinin 50 Büyük Adamı (İnceleme)
1952 / Kanunî Sultan Süleyman'ın Beş Fedaisi (İnceleme)
1951 / Balabancık: İstanbul’un Taşı Toprağı Altın (İnceleme)
1948 / İstanbul Camileri (İnceleme)
1947 / Murat Reis’in Oğlu: Korsan Romanı (İnceleme)
1947 / Yusuf'un Borcu (İnceleme)
1944 / Eskici Baba (İnceleme)
1944 / Evliya Çelebi Seyahatnamesi (6 kitap) (Çevriyazı)
1944 / Gizli Yol: Meraklı Çocuk Romanı (İnceleme)
1944 / İlkokulda Tarihe Giriş (İnceleme)
1944 / Kara Korsanın Peşinde 248 Çocuk (inceleme)
1944 / Tarihteki Güzel Kadınlar: Taçlı Fahişeler (İnceleme)
1943 / Sokullu Mehmet Paşa (İnceleme)
1942 / Define Adası (R. L. Stevenson) (Çeviri)
1942 / Gemici Sind Bad'ın Harikulade Maceraları (Çeviri)
1940 / 1588’de Anadolu’nun Bir Köşesi: İzmit-Geyve-Torbalı-Mudurnu-Nallıhan-Beypazarı-Sivrihisar-Gemlik (J. E. Dauzats) (Çeviri)
1940 / Viladetname: Üçüncü Mustafa’nın Kızı Hibetullah Sultan’ın Doğum Donanması (Haşmet) (Çevriyazı)
1939 / 1655-1656’da İstanbul ve Türkiye (J. De Thevenot) (Çeviri)
1939 / 1717-1718’de (Lale Devri başlarında) Türkiye (M. Montague) (Çeviri)
1939 / 1786’da Türkiye (E. Craven) (Çeviri)
1939 / 1869’da Trabzon’dan Erzurum’a (T. Deyrolle) (Çeviri)
1939 / Sûrnâme: Üçüncü Ahmed’in Oğullarının Sünnet Düğünü (Seyid Vehbi) (Çevriyazı)
1938 / 1874’te İstanbul (E. De Amicis) (Çeviri)
1938 / Ahmet Rasim: Hayatı, Seçme Şiir ve Yazıları (İnceleme)
1938 / Ahmet Refik: Hayatı, Seçme Şiir ve Yazıları (İnceleme)
1938 / Çocuklar: Hatıralar ve Hikâyeler (Öykü)
1938 / Tarihin Ön Çağları (İnceleme)
1937 / Hayreddin Barbaros (İnceleme)
1936 / Mimar Sinan (Sedat Çetinbaş ile) (İnceleme)
1935 / Kontesin Pabuçları (İnceleme)
1935 / Konuşan Eşek (İnceleme)
1934 / Bizans Tarihi (Şarkî Roma İmparatorluğu) 395-1453 (İnceleme)
1934 / Cengiz ve Türk Moğol İmparatorluğu (İnceleme)
1934 / Osmanlı Muahedeleri ve Kapitülasyonlar 1300-1920 ve Lozan Muahedesi 24 Temmuz 1923 (İnceleme)
1934 / Tarihten Evvelki Zamanlar (İnceleme)
1933 / Atilla ve Hunlar (İnceleme)
1933 / Büyük Deniz Keşifleri (XV ve XVI. Asırlarda) (İnceleme)
1933 / Selçuk İmparatorluğu. Alpaslan ve Bizanslılar. Kılıç Aslan ve Haçlılar (İnceleme)
1933 / Sümer Türkleri: Eski Zaman Medeniyetlerinin İlk Ocağını Kuran Türk Ustalar (İnceleme)
1933 / Timur ve Oğulları (İnceleme)
1932 / Kotra İle Akdeniz’de Bir Gezinti (Çocuk Ed.)
1930 / En Eski Zamanlardan Bugüne Türk Tarihi Bilgisi (Ahmet Halit İle) (Çocuklara Tarih)

5 Mart 2009 Perşembe

Gizli Dosya Serisi:Açıklanamayan Arkeolojik Yapılar-1

İnsanlığın aydınlanmasında en büyük rolü hiç kuşkusuz Modern Bilim rol oynuyor. Hatta Bilime tapanlar bile var. Ancak bazen birçok bilim adamının çokta geniş fikirli olduğunu söyleyemeyiz. Hatta dünyaya at gözlükleriyle baktıkları bile söylenebilir. Onlar bir doktrini temel alarak yollarına devam etmekte ve aldıkları bilimsel öğretilerin sınırlarını zorlamadan olaylara açıklık getirmektedirler. Buda bazen dar görüşlü teorilere yol açmaktadır. Klasik tarih ve diğer bilim öğretilerine ters düşen ve bir muamma olarak karşılarına çıkan bir çok olayı ve buluntuyu "vardır mantıklı bir açıklaması " deyip geçiştirmekte , hatta incelememektedir. Çünkü ulaşacağı sonuçlar hiçte klasik tarihin sıralamasına uyacak cinsten olmayacak. Klasik yolu değiştirmek istemediklerinden dolayıda bu buluntuları görmezlikten gelmekte, tartışmalara girmemektedirler. Buradaki amacımız bilim adamlarını kötülemek falan değil. Bilime karşı olmakta saçmalıktır. Ancak düşüncemiz Klasik bilimin daha geniş fikirlilikle incelemeler yapması ve insanlığı gerçeklerle aydınlatmasıdır. Evrim teorisinde olduğu gibi yüzyıllar öncesinin yanılgılarını devam ettirmek yerine yeni sayfalar açarak insanlığı gerçeklerle buluşturmak onların görevi olmalı. Şimdi gelin bakalım, şu dünya üzerinde bulunan ve bilimin görmezlikten geldiği , tarihimizin karanlıklarından buluntulara kısaca göz atalım. Buluntular sadece bunlarla sınırlı değil tabiki. Şimdilik sadece bu kadarına yer vereceğiz.

Temple of Hathor

Mısır , Dendera 'daki Hathor tapınağında göze çarpan ampuller. Bu ampuller kıvrımlı kablolar ile bir jeneratöre veya açma kapama düğmesine bağlıdırlar. Ampul şeklindeki cismin içine bir yılan tasviri konulmuş. Bu da ampulün içindeki ince teli gösteriyor olabilir.



Gantenbrink

Rudolf Gantenbrink tarafından Büyük Piramitte keşfedilen bakır kulplu kapı. Resim UPUAUT 2 adlı bir araştırma robotu tarafından çekilmiştir.. Hangi amaca hizmet ettiği bilinmeyen gizemli kapı ,kraliçe odasından başlayan güney kanallarında yer almaktadır. Bu kapının arkasında başka bir kapı daha bulunmuştur. Yapılan bazı araştrmalar sonucunda içinde ne oldğunu bilmediğimiz bir oda veya odalar bu ikinci kapının arkasında bulunmaktadır.. Aynı kapıdan kral odasından başlayan kuzey kanallarındada bulunmuştur. Burada sorulan en önemli soru şu : Görünüşte hiçbir amaca hizmet etmeyen bu kapılar Neden buralara kondu ?
Piramitteki bu araştırma hakkında daha fazla bigi için : www.cheops.org (site İngilizcedir)



Hammer in a rock

Yukarıdaki resimde gördüğünüz çekiç bir kum taşı içinde bulunmuştur. Yani Prensibe göre ,bu kum taşı oluşurken çekiç oradaydı. Keşif 1844 yılında Fizikçi David Brewster tarafından yapılmıştır (Kingoodie , Myinfield - İngiltere). İngiliz jeoloji arştırma merkezinden dr. A. W. Med tarafından yapılan analizlerde bu kum taşının yaşının 360 ile 460 milyon yıl olduğu saptanmıştr. Yani çekicinde o kadar eski olması gerekiyor. Bu sefer soru sormayacağım. Soruları siz üretin.



Carved shell

Üzerinde oyularak yapılmış, tam gelişmemiş olsada rahatlıkla farkedilen bir insan yüzü bulunan bir deniz kabuğu. Bu buluntu 1881 yılıında jeolog H. Stopes tarafından rapor edilmiştir.Yapılan testler sonucunda, oyma işleminin kabuklu henüz yaşarken yani fosilleşmeden önce yapıldığı ortaya çıkmıştır.Bu deniz kabuğu Pliocene devrine ait ve 2 milyon yıllıktır.



Sphere of Klerksdorp

Bu metal kürecikler Güney Afrika, Klerksdorp 'tan. Birinin üzerinde kürenin çevresini dolaşacak şekilde birbirine paralel 3 çizgi oyulmuştur. Bu küreler Cambrian devri öncesine ait pek çok mineral arasında bulunmuştur (2,8 milyar yıl öncesi). Bu kürelerden bazıları 6 milimetre kalınlığında, ince bir kabuğa sahiptirler. Bu ince kabuk kırıldığı zaman kürenin içinden süngerimsi garip bir şey çıkıyor.Bu süngerimsi şey havayla temas edince parçalanıp toz haline geliyor. Bu kürelerin ne oldukları ,ne amaçla yapıldıkları bilinmiyor. Üstelik 2,8 milyar yaşındalar. İnsanın inanası gelmiyor ancak bilimsel veriler bunlar.



Geode of Coso

"Geode of Coso" antik bir parçadır. Bu kaya parçasının üzeri doğal kristallerle kaplanmıştır.içinde bir boşluk bulunmuştur. Bu boşlukta, malzemesini metal ve porselenin oluşturduğu garip bir cisim bulunmuştur.

Resim A : Kaya parçasının iki parçaya bölünmüş hali.
Resim B : Taşın her iki yarısının iç kısmını görüyoruz.
Resim C : Radiography tekniğiyle içindeki cismin resmi çekiliyor. Cisim o kadar eski olmasına rağmen metal bir yapıdadır. Bu cismin üzerinde meydana gelen ve onu kaplayan kristal oluşumlu kabuğun oluşabilmesi için 500.000 yıl (beş yüz bin yıl) geçmesi gerekiyor !
Resim D : Yan taraftan çekilen radiography resminde metal cismi daha ayrıntılı bir şekilde görüyoruz.

Sonuç olarak bu garip cisim 500.000 yıl yaşındadır. Günümüzde bir şeye ait bir parça olsaydı ,çoktan ne olduğu tespit edilirdi.



Yonaguni

Japonya 'nın Yonaguni adasının yakınında , denizin 23 metre altında insan yapısı olduğu apaçık belli olan piramitler bulunmaktadır. 183 metre genişliğinde ve 27 metre yüksekliğindeki bu piramitler yaklaşık , 8000 - 10.000 yıllıktırlar.

Daha fazla bilgi için



The walls of Sacsahuaman

Peru Sacsahuaman 'daki bu duvarlar ,Bimini adasındaki esrarengiz su altı yapıları ile kesin bir benzerlik göstermektedir. Bu arkeolojik duvarlar bir gizem taşımaktadırlar çünkü ,antik çağlarda yapılmalarına rağmen ,bu kadar kusursuz bir şekilde işlenip yerlerine koyulana kadarki aşamalar için yüksek bir teknoloji ve bilgi gerektirmektedirler. İnsanın açıklayamadığı , garip iç ve dış açılara sahip bu duvar taşları hakkında cevabını bilmediği sorular ise şunlar : Nasıl taşındılar?Nasıl ölçülüp nasıl kesildiler ? Nasıl bu kadar doğrulukla yerleştirildiler ? Hemde ilkel insanlar tarafından.



Lines of Nazca

Bazı Nazka (Nazca) çizgileri ,yukarıdaki resmin orta kısmında görüldüğü gibi ,birbirine paralel kilometrelerce ve hatta dağları ,vadileri aşarak uzanmaktadırlar. Bu çizgileri kim takip ediyordu ve ne amaçla ?



Hieroglyphs of Abydos

Mısır 'daki Abydos tapınağındaki hiyerogliflerde ,helikopteri ,tankı, kargo uçağını ve planörü çağrıştıran şekiller vardır. Bu hiyeroglifler başka hiyerogliflerin altına gizlenmişlerdi. İlk tabaka hiyerogliflerin yerinden kopup düşmesiyle bu esrarengiz şekiller gün yüzüne çıkmıştır.



Submerged stone circle

Bu daire şeklindeki taş oluşumları 30 metre çapındadır ve Loch Ness gölünün dibinde görüntülenmiştir.



Hieroglyphs in Australia

1900 'lü yılların başlarında 250 civarında hiyeroglif Sydney 'in 100 km. kuzeyindeki Hunter Valley ulusal parkında keşfedilmiştir (Avustralya). Bunlar antik Mısır hiyeroglifleridir. Kuşkuya yer bırakmayacak olan Eski Mısır Tanrısı "Anubis" çizimi ile birlikte hiyeroglifler şu soruyu akla getiriyor: Acaba Eski Mısırlılar Avustralya 'yamı gitmişlerdi ?



Monster of Lochness

Lochness canavarını gösteren bu fotoğraf 70 'li yıllarda çekildi. (Gerçekmi değilmi bilemiyoruz.)



J Skull

Kafatası Peru'da (Ica) bulunmuştur. İlk bakışta günümüz insanının kafatasına benzemektedir, ancak soru işaretlerine yol açan bir kaç etken öne çıkmaktadır. Göz boşlukları günümüz insanının göz boşluklarından %15 daha büyüktür. Beynin yer aldığı boşluk ise 2600 ccm ile 3200 ccm arasında değişmektedir. Şu andaki insanın kafatasındaki beyin beyin boşluğu kapasitesi 1450 ccm 'dir !!!



Aircraft of mount Albàn

Yukarıda Alban Dağına kazınmış pervaneli bir uçağı hatırlatan eski devirlere ait bir resim görüyorsunuz. Olmek topluluğunun inanılmaz ve çözümlenemeyen örneklerinden birisidir.



airplane

Bu altın maket Kolomb öncesi döneme ait bir mezarda bulunmuştur. Yaklaşık 1800 yıllıktır. Görünüşe göre bir uçağın doğru ölçekli maketi gibi duruyor. (Delta kanatlı ,motor yerine sahip ,pilot kabini var ,kuyruk kanatları bile doğru şekilde tasvir edilmiş.) Güney Amerika 'da buna benzer bir çok eser bulunmuştur.

Daha fazla bilgi için



Buache Map

Buache Haritası 1737 'de eski yunan haritalarından kopyalanarak çizilmiştir. Harita Antartika 'nın buzla ötülü olmadan önceki halinide göstermektedir. şaşırtıcı olan ise şu: Eğer bugün Antartika buz ile örtülü olmasaydı Ross ve Weddell denizleri bu kara parçasının ortasından geçerek kıtayı 2 büyük parçaya ayırmış olacaktı. Ancak modern jeoloji araştırmaları sonucunda 1968 yılında bu gerçeğin farkına varılmıştı.



Ica stone

Peru 'daki Ica çölünde bulunan ve binlerce yıl öncesine ait Ica taşları akılları karıştırıyor. Dr. Javier Cabrera büyük bir sabırla bu taşları koleksiyonunda toplamış ve binlerce taştan oluşan bir müze açmıştır. Bu taşlara kazınmış olarak , kalp naklini göstern ameliyatlardan dinozorları avlayan insanlara kadar bir çok olay gösterilmektedir. Hatta evcilleştirilmiş dinozorların üzerinde oturan insanlar bile tasvir edilmiştir.

Bu konu hakkındaki geniş araştırma yazımızı bir çok fotoğrafla birlikte görüntülemek için tıklayınız.



Russian nano-objects

Alışıldık olmayan bu spiral cisimler 1991 - 1993 yılları arasında Rusya'daki Ural dağlarının doğusunda bulunan küçük bir dere olaran Narada 'da bulunmuşlardır. Boyları en fazla 3 cm. olan bu cisimlerden (inanılmaz ama) 0,003 mm. olanlarıda bulunmuştur. Büyük olanları bakırdan , küçük ve çok küçük olanları ise çok ender rastlanan "tungsten" ve "molybdenum" maddelerinden yapılmıştır. Mikroskopla yapılan incelemeler sonucunda spiraller kusursuz bir biçimde "altın oran" tekniğiyle yapılmıştı. Dahada şaşırıcı olan şey ise: bütün bilimsel incelemelerin gösterdiği gibi bu cisimlerin yaşlarının 20.000 ile 318.000 yıl arasında değiştiğidir. Bu yaş farkı cisimlerin bulundukları derinliğe göre değişmektedir.



Femur of Toxodont with a spear of arrow

Tarih öncesi devirlerde yaşamış olan Toxodon 'nun bulunan birkalça kemiği. (Arjantin). Resimde ok ile gösterilen şey ise bir ok veya mızrak ucudur. İnsanın yaşamadığını sandığımız devirde , biri onu avlamış anlaşılan.



Mummy of the little creature

1932 yılında Pedro Dağlarında bulunmuş bir mumya. (ABD ,Wyoming eyaleti , Casper şehrinin 60 mil güney batısı). Mumya koyu bronz renginde ve oldukça buruşmuş vaziyettedir. Hayattayken boyu 35 cm. ' yi geçmiyordu !!! Röntgen ışınlarıyla yapılan incelemede bu canlının ağırlığının 5,5 kg. olduğu ortaya çıkarıldı. Cinsiyeti erkek ve bütün dişleri yerinde. Öldüğünde aşağı yukarı 65 yaşında idi. Mumya 350 gr. ağırığındadır. Alnı çok aşağıdadır. Ezik bir burnu ile büyük ve geniş burun delikleri vardır. Çok geniş ağzı ile incecik dudakları bulunmaktadır. Bu yaratık bilinen insan türlerinden çok daha küçüktü. Bazı araştırmacılara göre bu çok küçük boyutlarda olan bir ırkın üyesiydi.



Baalbek, Lebanon

Lübnan 'ın Ballbek şehri yakınlarındaki işlenmiş dev kaya blokları. Bu taşlar binlerce yıl öncesinde buraya getirilmişti. Resimde gördüğünüz parça 1050 ton ağırlıkta ve 25 metre uzunluğundadır. Bu " momolit " takma adlı yekpare blok dünya üzerindeki işlenmiş en büyük taş bloktur. Soru şu: Bu taşları kimler ve nasıl buraya getirebilmişti ?

Daha fazla bilgi için


Peru bronze wheels

Puru 'daki bronz dişliler. Modern dişlilerden farkı yok gibi. Tek farkı çok uzun zaman önce yapılmış olmaları.



Kiev astronaut

Ünlü " Kiev Astronotu " . Bu heykelcik Avrupa 'da bulunan " uzay adamı " özelliklerini gösteren tek buluntudur. Yaşı çok eskidir.



japan little statues

Tarih öncesine ait küçük japon heykelcikleri. Yakalarında civata taşıyan bu heykelcikler bir tür uzay başlığı ve elbisesi taşımaktadır. Hatta bunlardan biri çok büyük gözlük takmaktadır. Sanki güneş ışığından korunmak ister gibi.

Daha fazla bilgi için



Painting by Filippo Lippi

Filippo Lippi tarafından yapılan "La Madonna e san Giovannino" tablosu. (15. yüzyıl) Yukarıdaki koyu renkli ve ışık saçan cisim sanki haraket ediyor gibi. Çünkü seyredenler var. Tablodaki adam ve köpek. Ressamın tablosuna aksettirdiği bu cisim hiç bir inanç ve dinsel anlatımla alakalı görünmüyor. Roma döneminde olduğu gibi günümüzdede " ufo " fenomenleri aynı şekilde gözlemlenmektedir.



the mechanism of Antikythera

Bu resimde Antikythera makanizmasını görmektesiniz. Sağ tarafta ise teknik şeması yer almaktadır. 1900 yılında Girit adasında bulunmuştur.M.Ö. 1.yüzyıla tarihlenmektedir. Bu antik bronz mekanizma bize eski uygarlıkların düşündüğümüzün aksine daha ileri bir teknik bilgiye sahip olduğunu kanıtlıyor. Astronomik takvim olduğu düşünülen bu makanizmada (yada bir makinanın parçası ) içinde başka dişlilerde bulunmaktadır.



fossilized giant of County Antrim

1895 yılında İrlanda 'da Dyer tarafından mineral araştırmaları sırasında bulunan bir dev fosili. Boyunun karşılaştırılması amacıyla bir tren vagonunun önüne koyulmuştur. Yüksekliği 3 metre 70 santimetre ve ağırlığı 2050 kg.dır.(taşlaşmış olduğu için daha ağır geliyor herhalde) Sağ ayağı 6 parmaklıdır. Ancak daha sonra bu dev fosiline ve sahibine ne olduğunu kimse bilmiyor.



the Trilithon of Baalbek

Kafaları karıştıran bir şehir daha. Lübnan 'daki Balbek şehri. 20 metreden daha büyük taşlarında kullanıldığı bu antik şehir Roma imparatorluğundanda eski. Hatta Sümerlilerin bilgilerine göre bile burası antik bir şehirdi o zamanlar. Taşların büyüklüğünü göstermek amacyla 2 kişi yapıların arasında dikiliyor. Bugün kimse burasını kimlerin yaptığını ,nasıl yaptığını ,ne amaçla ve ne zaman yaptığını bilemiyor. Modern bilim ise Baalbek 'i görmezlikten gelmeye devam ediyor.



Fossilized finger

Bu cisim Kanada 'nın Kuzey kutup bölgesindeki Axel Heiberg adası eski fosiller koleksiyonunda bulunmuştur. İncelemeler bunun bir insan parmağı fosili olduğunu gösteriyor. Bu fosil 100 ile 110 milyon yıl öncesine aittir (Creataceous jeolojik dönemi). Bu fosil " DM93-083 " numarasıyla arşivlenmiştir. Röngen ışınlarıyla yapılan inceleme sonucunda yukarıdaki resimdeki siyah kısımların parmak kemiklerine ait olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kadar eski zamanlarda insan yaşamış olabilirmi ?



The Unfinished Obelisk

Yapımı bitirilmemiş bir Obelisk (dikilitaş). Şu anda dikili bulunan en büyük obeliskten 2 kat daha büyüktür. Yapımında bir çok Mısır tapınağının inşasında olduğu gibi kırmızı granit kullanılmıştır. Yaklaşık 40 metre yüksekliğinde ve 1150 ton ağırlığındadır. (Eğer bitirilmiş olsaydı)



Fossilized hand

Kolombiya , Bogota yakınlarında bulunmuş bir insan eli fosili. Fosilleştiği kayanın yaşı 100 - 130 milyon yıldır. Yani , fosilde o kadar sene önce meydana gelmiştir.



Map of the Creator

Bu 120 milyon yıllık taş parçasının yüzeyi ,Ural Bölgesini gösteren (tabiri caizse) bir haritayla kaplıdır. Görünüşe göre bu kadar eski bir haritanın olması imkansızdır. Bashkir State Üniversitesindeki bilim adamları , çok eski zamanlarda , gelişmiş uygarlıkların olduğuna dair kanıtlardan biri olarak yorumluyorlar eseri. Bu greçektende insan eliyle yapılmış bir rölyeftir. Günümüz askeri haritaları ile neredeyse aynı karakterik özellikleri sergilemektedir. Harita sivil çalışmaları göstermekte yani uzunluğu 12.000 Km ' yi bulan kanallar , nehirlere çekilen çitler , güçlü barajlar... Kanallardan çokta uzakta olmayan yerde elmas biçimindeki yerler gösterilmiştir.( Ne anlattığı bilinmemektedir). Ayrıca harita bazı yazılarıda içermektedir. Hatta sayılar bile vardır. Bilim adamları önce bunun eski çince olduğunu düşündüler. Daha sonra bu düşünce bilinmeyen bir kaynağa ait hiyeroglif - syllabic türü yazıya dönmüştür. Bilim adamları bu yazıları şimdiye kadar çözemedilier.

Daha fazla bilgi için



Acambaro

1945 yılında Waldemar Julsrud adlı deneyimli bir arkeolog El Toro dağı ( Meksika ) eteklerinde gömülmüş vaziyette kilden yapılmış küçük heykelcikler buldu. Daha sonra El Tro şehri yakınlarında ve şehrin diğer tarafında Chivo Dağ yakınlarında poselenden yapılmış 33.000 'den fazla heykelcik bulundu.
Buluntular Chupicuaro , klasik kültür öncesine aitti. (M.Ö. 800 'den M.Ö. 200 'e kadar olan dönem) Bulunan heykelcikler , 65 milyon yıl önce yok oldukları düşünülen çeşitli türlerdeki dinozorları kusursuzca tasvir ediyordu. Modern bilim döneminde, neye benzedikleri ancak çözümlenen tarih öncesi bu yaratıkları ,nasıl olduda böyle eski bir uygarlık kusursuzca sanat eserlerine yansıtabilmişti ? İnsan görmeden tasvir edemez.



New Zealand

Yeni Zellanda 'da bulunan çok eski bir uygarlığa ait kusursuzca yerleştirilmiş taşlardanoluşan duvarlar bulundu. Bu duvarları yapan uygarlık hakkında en ufak bir bilgi yoktur.



Crabwood 2002

1877 yılında Montezuma tünel şirketinin bir tünel çalışması sırasında 50 milyon yıl eski olan bir lav akıntısının içinde bir tokmak ile bir kap bulundu.( Table dağı - California) Tomak yaklaşık 30 cm uzunluğunda ve kap ise 10 cm çapındadır. Bu buluntudan şu sonuç çıkıyor: 50 milyon yıl önce yanardağdan fışkıran lavlar sel olup akarken bu tokmak ile kap oradaydı ve ikiside lavın içinde gömülü kaldılar. 50 milyon yıl önce ???? !!!!